Çocukların her alışkanlığını önce en yakınında ona bakım verenlerinden gözlemleyerek öğrendiğini artık günümüz ebeveynleri çok net biliyor diye düşünüyorum. Bundan dolayıdır ki çocuklarınızın para harcama tutumları da sizlere benziyor olacak. Müsrif ve gereksiz harcama yapan biri iseniz genelde çocuğunuz da öyle olabilir. Fakat her mizaç başka kararlar alacağından bazen de tam tersi tutum ortaya çıkabilir.
Öncelikle paranın bir emek karşılığında kazanıldığını çocukların çok net biliyor olması gerekir diye düşünüyorum. Zira temelini bilmedikleri şeylerde çocuklar gördüklerini kabul ediyorlar. Mesela hayatında inek ile karşılaşmamış çocuklara sütün kaynağını sorduğunuzda marketten diye cevap veriyor olmasının başlıca sebebidir kaynağı bilmemeleri. Aynı şekilde paranın sınırsız bir kaynak olmadığını bir makineden bir kart ile istenildiğinde var olmadığını da öğrenmesi gerekiyor. Harcanılan zaman, fikir, emek karşılığında bu paraya sahip olduğunuzu ve kazandığınız parayı harcadığınızı biliyor olmalılar.
Deniz Eldam’ın ilk çocuk kitabı günümüz ailelerini yakından ilgilendiren bir tema ve son dönemlerin okul müfredatına giren finansal okuryazarlık başlığına uygun olduğunu söylemek isterim. Hikâye ve öğreti aslında iç içe. Karakter olarak karşımıza çıkan çocuk annesinin ona iyi örnek olması ile birlikte yaşadığı çevreye duyarlı, yaşam alanına yakın canlıları düşünen iyi kalpli ve iyi niyetli olarak kurgulanmış. Annesi de ona büyüme yolculuğunda iyi örnek olmaya çalışıyor.
Çocuk en baştan gereksiz bir alışveriş yapmaması gerektiğini ve ihtiyacı olmayan şeyleri almamak için alışveriş listesinin önemini annesi sayesinde öğrenmiş. Belli rutinleri arasında dönüş yolunda simit alarak martıları beslemek de var. Tutumlu olması gerektiğinde öğrendiğinde martıların simidini kesmemesi gerektiğini anlaması güzel bir ayrıntı. Bunun öncesinde sonuçta karşımızda bir çocuk var ve her çocuk gibi oyuncaklara karşı ilgisi büyük. Bir kamyonu çok seviyor fakat annesi onu alabileceklerini lakin büyük bir ama ile onun için para biriktirmesi gerektiğini açıklıyor.
Bu şekilde çocuk ilk kumbarası ile tanışmış, ilk harçlığını alıp biriktirmeye başlamış oluyor. Bazen bu yöntemin çocuklarda işe yaramadığını, tam tersi çocukları paraya bağımlı yaptığı süreçlerde olabilir. Kumbaranın bir an önce dolması için herkesten harçlık isteyen bir noktaya gelen örnekleri maalesef duyduk. Bundan dolayı her ebeveynin öncelikle çocuğunu çok iyi gözlemlemesi gerekiyor.
Para ile ilişkisi nasıl? Birikim yapmak için hazır mı? Kumbara ile tanışmak ister mi? Harçlık miktarı doğru mu? Ve gerçekten sabredebilecek mi? Aslında bir birikim süreci diye baktığımız tüm bu harçlık ve kumbara meselesinde çocuk ilk matematik süreci ile de tanışmış oluyor. Ne kadar birikim yapması gerektiği, harçlığı ne kadar sürede hedefine ulaşabileceği gibi hesaplarla örtülü bir kazanım elde etmiş oluyor.
Hikâyemizin karakteri Alp aynı zamanda takas etme yöntemi ile de tanışıyor. Kullandığı eşyaları arkadaşları ile takas etme hatta belirli süreli takas yapmayı öğrenmiş oluyor. Böylelikle hem kendisinde olmayan bir eşyayı deneyimlemiş, gerçekten onu isteyip istemediğini, geçici bir hevesi olup olmadığını öğrenmiş oluyor. Kurguda tabii ki her şey oldukça anlamlı ve öğretici. Fakat ister istemez yaşadığımız sistemde çocuklarına harçlık veremeyen ve zorunlu hep tasarruf içinde olan aileler için para bırakın biriktirmeyi ulaşılmaz bir kaynak oluyor. Belki yarının çocukları bu eşitsizliği gereksiz ihtiyaçları satın almayarak bir nebze dengeleyebilirler, belli mi olur. Sonuçta tüm piyasayı bir zamanlar arz talep belirliyor iken şimdi algoritmalar ile sürekli istenilen bir şeye kitleler yönlendiriliyor. Tüm bunlara maruz kalmayan çocuklar umarım bilinçli ve tutumlu tüketiciler olarak büyürler.
Keyifli okumalar olsun…
Yazar: Deniz Eldam
Çizer: Yusuf Tansu Özel
Yayınevi: Meraklı Tilki Kitaplığı
Songül Bozacı










İlk yorum yapan siz olun